Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Arzuhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe - Azar Azar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş Yavaş
- Gözaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Sıfıra İnmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Olmak
- İhtiyatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınımsız
- Tasdikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylı
- Örek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Yapı, Bina
- Hukukçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzeci
- Simetri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakışım
- Aidatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Şehirleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kentleşme
- Sürgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaştırma, Filiz, İshal, Menfi, Nefiy
- Tartar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pesek
- Cevval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Faal, Divringi
- Rezonans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreşim
- Rahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinç, Ak, Geniş, Hafif, Huzur, Keyif, Rahatlık, Sıkıntı, Sükûnet
- Zendost kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zampara
- Şirretlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Sakitleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Strüktür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı
- Hoşgörüsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı
- Darülaceze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünler Evi
- Edviyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık
- Ark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Açık Oluk, Cetvel, Kanal
- Empoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayatma
- Mükâleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Parapet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küpeşte
- Kavgalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dargın
- Ağarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazlaşmak, Aklaşmak, Aydınlanmak
- Etap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adım, Aşama, Merhale
- Semavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göksel, Ulvi, Gökçül
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
- İmkân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanak, Fırsat, Olabilirlik
- İrsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Veraset
- Hitap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek
- Bıktırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usandırmak, Bezdirmek
- Buzkaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dondurma
- İnce Yapılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, Nazik, Zayıf
- Başmuharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazar
- Dörtkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtgen
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü