Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Balon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra - Yetersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar, Yoksul
- Cephe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Yan, Yön, Yüz, Alnaç, Alın
- Bayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemlemek, Süzülmek, Mahmur Olmak, Bitmek, Ödemek, Vermek
- Tedrici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertel, Azar Azar, Derece Derece
- Yerey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi
- Çakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıban, Yara
- Payvant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstek
- Marifet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet, Ustalık, Bilgi, Bilim, Hüner, Yetenek, Kabiliyet
- Mülkiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyelik, El
- İşgal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak, Tutmak
- Düver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk
- Döşenmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuru
- Neci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne İş Yapar?
- Bomboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamtakır
- Eğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Beden, Endam, Vücut, Sırt, Boy Bos
- Beyzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey Oğlu, Soylu Kimse, Nazlı Kimse
- Hemencek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Koparmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Kapmak
- Cidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Köstek, Zar, Çeper
- Yaklaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Feodal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeylik
- Bile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Da, Dahi, Hatta, Üstelik
- Yeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cedit, Taze, Acar, Gıcır Gıcır, Henüz, Sıfır, Kullanılmamış, Nev
- Hayatağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyağacı
- Düş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Rüya, Umut, Uyku
- Abd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köle, Kul
- Giyinecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyecek
- Kabul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Görme; Katına Alma; Razı Olma
- Yırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahir, Vahşi, Müfteris
- Meşhut Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Fiyonk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelebek
- Çapaçul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıksız, Hırpani, Pasaklı
- Velut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurgan, Üretken, Barlı, Mahsullü, Verimli
- Ayran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık
- Hevesli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aç, Heveskâr, İstekli, Tutku
- Söz Temsili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Gelişi
- Engin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Vasi; Açık Deniz
- Tövbekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tövbeli
- Özgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- Zapturapt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuturgu, Durtut
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü