Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Siyasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Politik, Siyasi - Bermutat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışılagelen Biçimde, Her Zaman Olduğu Gibi
- Akıbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuç
- Kornea kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam Tabaka
- Kökleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüs
- Laf Cambazlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Dil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Gönül, Lisan, Yürek
- Ali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Avratağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Çalçene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Durup Dinlemeden Konuşan, Çenesi Düşük
- Parsellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylaşmak
- Abartılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübalağalı, Mübalağakâr
- Tasarruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biriktirim, Tutum, Kullanma Yetkisi, Para Biriktirme, Artırım
- İçbükey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Obruk, Konkav, Mukaar
- Sağımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağmal
- İthaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adama
- Büyüklük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrilik, Kocamanlık, Çap, Devlet, Heybet, İhtişam, Oran
- Alımlı Çalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel
- Gerçekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Realist
- Müdrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamış, Aklı Ermiş
- Soruşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Oditoryum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dershane
- Sinyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Çınav, Korna
- Tanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımlama, Tarif Etmek
- Çokgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı Düzlem, Mudaila
- Dinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kulak Vermek, İşitmek, Söz Dinlemek, Uymak
- Miyavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miyavıldamak
- Okşayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yumuşak
- Akçıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazımtırak, Solmuş, Aklaşmış
- Tavır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Durum, Eda, Hâl, Tutum, Vaziyet, Gösteriş, Tafra
- Örselemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak, Sarsmak, Zedelemek, Eskitmek, Yıpratmak
- Fitne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Kargaşa, Kundak, Karışıklık, Bozut
- Lâkayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldırışsız, İlgisiz, Aldırmaz, Umursamaz, Kayıtsız
- Kavurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızartmak, Kurutmak, Mahvetmek, Yakmak, Yok Etmek
- Kristal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırça, Billur
- Hatime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsöz, Son, Sonuç
- Sıçanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağım Yolu, Yer Altı Yol
- Himmet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Çokeşlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Poligami
- Yararlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar Sağlayan, Yararı Olan, Yarayışlı, Nafi, Avantajlı, Faydalı, Hayır, İyi, Olumlu
- Tümce Bilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Dizimi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü