Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kavurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızartmak, Kurutmak, Mahvetmek, Yakmak, Yok Etmek - Kara Yağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıklı, Güçlü, Gürbüz
- Outsider kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışpaydaş
- Süvari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlı, Eşkinci, Atlı Asker, Kaptan
- Alımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsildar
- Dindar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman, Mütedeyyin
- Tiroit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkanbezi
- Ark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Açık Oluk, Cetvel, Kanal
- İstisna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıksılık, Ayra, Ayrama, Ayrı Tutma
- Açınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelişmek, İnkişaf Etmek
- Kararlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin
- Özdek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık, Madde, Cisim
- Kayın Ağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayın
- Tedricen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitgide, Giderek, Yavaş Yavaş, Azar Azar, Derece Derece
- Mütekârip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınsak
- Duyarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hassas
- Şule kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alev, Yalım
- Şek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphe, Kuşku
- İkame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İvaz Etme, Yerine Koyma, Yerine Kullanma, Dikme
- Sonuçlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müessir
- Hırtlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Pirinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğü
- Ödül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Mükafat, Mükâfat
- Donanımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvetli
- Nazik Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıngan, Gözü Sulu
- Affedilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muaf
- Satma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey
- Umacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcü
- İç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak, Ciğer, Dahil, Karın, Kucak, Mide, Muhteva, Sine, Yürek
- Maşrık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğu
- Nezretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adamak
- Cumartesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şembe
- Liyakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik, Kifayet, Uygunluk, Yaraşırlık, Leğim, Yararlık, İfayet
- Bürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Kaplamak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, İstila Etmek
- Jant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspit
- Bomboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamtakır
- Oyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Dans, Düzen, Entrika, Hile, Kumar, Külah, Olta, Sahne, Temaşa, Temsil
- Mülemma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca, Karma
- Orta Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaokul
- Darmadağın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Bıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenge Gelmek, Usanmak, Yılmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü