Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sahaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Kitapçı, Betikçi - Hakaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılama, Taşlama, Onur Kırma
- Buharlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Olmak, Buğulaşmak, Tebahhur Etmek
- Muhabir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıkman, Bildirmen, Aytar, Haberci
- Matlup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alacak
- Şehla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Şaşı
- Daim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Ara Vermeden, Boyuna, Daima, Sonsuz
- Cinsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşeylik
- Soğutkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu
- Şaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Latife, Yarenlik
- Devşirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Dermek, Toplamak
- Öneri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif
- Memlûk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köle
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Delmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek, İncitmek, Kırmak, Yemek
- Endüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümevarım
- Aynı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzer, Özdeş, Tıpkı, Özdeşi, Eşiti, Bir, Nüsha
- Anlaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antant, Uyuşma, İtilaf, Sözleşme, Geçim, İttifak, Kesim, Pakt
- Dış Satım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhracat
- Düzleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşınmak, Düzelmek, Yatmak
- Paçavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cındır, Çaput, Eski
- Uğurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademli, Kutlu, Mübarek, Meymenetli, Tekin
- Alışılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutat
- Takmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanmak, Önemsemek, Vurmak
- Israr Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Ekşimek, Tutturmak, Üstelemek, Zorlamak
- Zabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Subay
- Miğfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Tolga, Tuğulga
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Kuraştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgu
- Elmacık Sümüğü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmacık Kemiği
- Teleoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erekbilim
- Ekstrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Uç, En Uç, En Son; Aşırı, Müfrit
- Carcar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Üstelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bile, Caba, Fark, Güçlü, Kuvvetli, Sağlam
- Şekavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soygunculuk, Haydutluk
- Teolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilimci
- Fan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane, Vantilatör, Yelletke
- Savrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
- Balans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Muvazene
- İttifak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uyuşmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü