Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan - Düğme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraz
- Göyük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Mızraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargısız
- Kertik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çentik
- Şalvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuman, Pantolon
- Teftiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetim, Murakabe, Denetleme, Bakı
- Asri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Modern, Çağdaş, Çağcıl
- Burun Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enfiye
- Aşiyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Mesken
- Kusur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik, Noksan, Nakısa, Hata, Ayıp, Özür, Teltik, Yanlış, Arıza, Kabahat, Pürüz, Şaibe, Ağdık, Ağman
- Tekel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhisar, Müstemleke, Monopol
- Utarit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkür, Arzıtilek
- Karışılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdahale Edilmek
- Nihai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuncu, Sonsal
- Erek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, Hedef, Maksat, Murat
- Kıstak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil
- İdman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jimnastik, Spor, Bacanma, Bacanış
- Neşesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Durgun
- Ergin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişmiş, Olgunlaşmış, Reşit, Kemale Gelmiş
- Hıyanetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Topyekûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümden, Toptan, Hamı, Umumi
- Güç Kuvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâl
- Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Unsur, Özdek, Öğe, Husus, Öz, Şey, Nesne
- Kraliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Krallık
- Süre Aşımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman, Zaman Aşımı
- Bölüştürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksim
- İltifat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenmek
- Defo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Kusur, Özür
- Oturma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar
- Tıklatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkıldatmak
- Hakem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıcı, Yargıç
- Abone Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürümlenmek, Dadanmak
- Kulaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazan
- Aksu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akbasma, Katarakt
- Çalışkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet
- Mahmur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşuk, Baygın, Uykulu, Uyku Sersemi, Üzgün, Dalgın Bakışlı
- Gözgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Sebzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Muhariplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçılık
- Yeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyecek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü