Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan - Parmaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek
- Cenah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Taraf, Yan, Kanat, Kesim, Kuş Kanadı, Pazı
- Objektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnel, Mercek
- Alakasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz
- Meftun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkun, Gönül Ermiş, Vurulmuş
- Takvim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yim, Günleç, Dallık, Gündizme
- Fasikül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüz
- Hafifsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsememek, Küçümsemek, Mühimsememek, Yeğnisemek
- Sahiden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- Çift kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkili, Çifte, Eş, Koşa
- Meçhul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinmeyen, Belirsiz, Bellisiz, Bilinmedik
- Okşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek, Sevmek, Sıvamak, Sıvazlamak, Dövmek, Övmek
- Münakaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma, Atışma, Çekişme, Aytışma
- Yan Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlamasına
- Sızırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzmek
- Bakmayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen
- Kapatılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Tefeyyüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme
- Limanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Yatışmak
- Kuvvetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlenmek
- Civelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli, Sokulgan, Sevimli
- Feci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Facialı, Musibetli, Trajik, Yürek Er Acısı
- Kendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendi, Özü, Şahsen
- Bitirim Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumarhane
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- Anapara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anamal, Sermaye
- Acı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Benzemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andırmak, Okşamak, Sanısını Uyandırmak, Gibi Görünmek, Çalmak, Dönmek, Göstermek, Kaçmak, Kesilmek, Yaklaşmak
- Mazbata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Uyumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak, Yatmak
- Traksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim
- Şehriyâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükümdar, Padişah
- Takdis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsama
- İmdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medet, Yardım
- Süratle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızla, Çabucak
- Meyletme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayül
- Tevellüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğum
- İmkân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanak, Fırsat, Olabilirlik
- Haya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erbezi, Taşak
- Argaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü