Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Delmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek, İncitmek, Kırmak, Yemek - Dindar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman, Mütedeyyin
- Tolga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miğfer
- Harıl Harıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol Bol
- Teşvik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteklendirme, Özendirme, Ayartma, Kışkırtma
- Ufantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıntı
- Tereddüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak
- Radyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinleç, Ünalgı, Işın Yayımı
- Karabat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Penguen
- Berraklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlenmek, Durulaşmak, Saydamlaşmak, Netleşmek, Anlaşmak
- Peşin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndül, Önce, Önceden, Önden
- Trafik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş Geliş, Katnav, Seyrüsefer, Yol Hareketi, Yoğunluk
- Körlemeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden
- Işıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydın, Aydınlık, Mutlu, Ziyalı
- Çöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak
- Gramatikal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilbilgi
- Dikbaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asi
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
- Halas Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İflah
- Kılavuz Gemisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz
- Mihmanhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konakçı, Otel
- Çatkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa
- Utanmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Kepaze, Pişkin, Yüzsüz, Sıkılmaz
- Çekinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Yaşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak
- Santimantalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusalcı
- Belgelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaya Çıkarmak, Tevsik Etmek
- Başkonsolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi
- Memba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
- Abla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Bacı, Aba, Bacı, Mama
- Akseptans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabul
- Mahmul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu, Yüklem
- Hasut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanç
- Bütün Bütüne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamıyla
- Oluşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül, Teşkil
- Kümebulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kümülüs
- Pesimist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötümser
- Sedimatolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortulbilimsel
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Bala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavru, Çocuk
- Neşriyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayın, Yayınevi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü