Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Daim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Ara Vermeden, Boyuna, Daima, Sonsuz - Müebbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Ömürlük, Yaşadıkça
- Baldır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncik
- Kokteyl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışım
- Nalça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nal
- Eğim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyil
- Saz Şairi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan
- Jurnalci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammaz, Muhbir, Fitleyici
- Duygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, İhtisas, Kalp, Ruh
- Uzmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas, Marifet
- Sırnaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalaka
- Avratağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Büyücek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrice
- Diğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Öbür, Öteki, Özge, Sair
- Randıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsuldarlık, Verim, Ürün
- Erketeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözcü
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Bakımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çorak, Külüstür
- Çenesi Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğaz, Geveze
- Hoşgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Müsamaha, Tolerans, Dözüm
- Yad Eller kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurbet
- Değiş Tokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiş, Alışveriş, Mübadele, Trampa
- Sermedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi, Sonsuz
- Temizce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arca
- Arı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Temiz, Saf, Katışıksız, Katkısız, Halis, Öz, Salt
- Üstelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek, Direnmek, Katılmak, Zorlamak, Bekinmek, Israr Etmek
- Sahabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Kayırma
- Diksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleyiş, Söyleme Biçimi
- Göz Gezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Atmak
- Sonbaharda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzün
- Kör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Görme Engelli, Kötü
- Saldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Hücum Etmek, Salmak, Sarmak, Yürümek, Taarruz Etmek, Tecavüz Etmek
- Zarar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Kaybetmek
- Kompresör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Yıpranmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külüstür
- Gerileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Perçem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâkül, Yele, Saç Tutamı
- Klarnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gırnata
- Şetaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşe, Sevinç, Şenlik
- Kanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Düşünce, İnanç, Kanaat
- Akrabalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hısımlık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü