Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Balans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Muvazene - Çırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakirt, Yamak, Dükkan Uşağı
- Adliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılık
- Yakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Koymak, Sızlamak, Sızlanmak, Şikayet Etmek
- Zaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen, Doğrusu, Aslında
- Ala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca, Karışık Renkli
- Musallat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak, Tutmak, Yapışmak
- Mevhibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, İhsan, Vergi
- Şahsi Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Muvakkati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkat, Muvakkaten
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
- Korkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak, Ürpermek, Yılmak, Dehşete Kapılmak, Endişe Etmek
- Konkasör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkıran
- Bozdurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Hurdalamak
- Aşırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın, Çok Zorlu, Fevkalade, Pek Fazla, Gereğinden Çok, Çılgın, Çok, Hadden Artık, İfrat, Kötü, Lüks, Müfrit, Sivri
- Kongre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurultay
- Ardışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütevali, Ardıl, Aralıksız
- Dengeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazene
- Şirpençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaçıban
- Plato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzlük, Yayla
- Suret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betim, Kılık, Biçim, Çehre, Görünüş, Kopya, Nüsha, Resim, Tarz, Yol, Yüz
- Tazelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpelik
- Rakkas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köçek, Sarkaç
- Terakkiperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerici
- Dahilî İşler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç İşleri
- İnsicam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgünlük, Tutarlık, Bağdaşım
- Tıraş Bıçağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jilet
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Âşıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün
- Açık Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panel, Açık İclas
- Sadaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakanlık
- Tövbekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tövbeli
- Önerge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif, Takrir
- İspat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt, Ortaya Çıkarma, Tanıtlama
- Kuzudişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt Dişi, Peynir Dişi
- Bitişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışık, Kavuşuk, Yandaki, Komşu
- Bahsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Söz Söylemek, Söz Etmek, Temas Etmek
- İrkilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsılmak, Ürkmek
- Rötuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme
- Zevküsefa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence
- Ergonomik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlevsel, İşbilimsel, Elverişli, Kullanışlı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü