Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Reform kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İnkılap, Islahat, Düzeltim, Yeğleme - Riayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı, Ağırlama, Uyma
- Kastor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kunduz
- Nefes Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solumak
- Tembihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Şura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsey
- Mamacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Imızganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
- Komplike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Çatak, Karmaşık
- Gözdağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehdit, Korkutma, Yıldırmak
- Yaşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ömür, Hayat, Durmuş
- Şekilbilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morfoloji
- Kuyu Anası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcü, Umacı
- Kesinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fasıla, Tutma, Tutulma, İnkıta
- Alkışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlemek, Ululamak, Beğenmek
- Habis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz; Tehlikeli, Kötücül, Kötü
- Zenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahî, Kara Derili
- Celallenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Büyüklenmek
- Çevik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Atak, Tetik
- Şose kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stabilize Yol
- Mahmurlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzülmek
- Kayırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Arka, Dayı, Torpil, Mültemis
- Flama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak, Alev
- İnisiyatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncecilik
- Bacı Oğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğen
- Mezbele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süprüntülük, Çöplük
- Kalamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sazlık
- Temizleyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtıcı
- Kasavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Sıkıntı, Tasa, Üzüntü
- Çapa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ketmen, Külünk, Lenger, Levber
- Müphemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsizlik
- Savsöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Propaganda Sözü, Slogan
- Vızıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlamak, Sızlanmak
- Salıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek, Koyuvermek, Serbest Bırakmak
- Parlayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak, Parlak
- İkametgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturulan Yer, Konut
- Sızırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzmek
- Kaşkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı
- Ağırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ağırbaşlılık, Salmak, Baskı, Etki, Kalın, Külfet, Rehavet, Sorumluluk, Takı, Tartı, Yük
- Kıvrılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönmek, Katlanmak, Kırılmak, Sapmak
- Çakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarap
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü