Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uydurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzme, Asılsız, Blöf, Derme Çatma, Sahte, Uyduruk, Uydurulmuş, Yalan - Gittikçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedricen
- Hafif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay, Hoppa, Az, Fazla Olmayan, Ferah, Rahat, Uçuk, Yavaş, Yumuşak, Yüngül, Yeğni
- Ultraviyole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morötesi
- Lemis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunma
- Necaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislik
- Tevahhuş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkmek
- Saik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtki, Sebep, Neden, Güdü
- Gıpta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmrenme
- Oyumlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Gerek Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekmek, İstemek
- Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yine, Yeniden, Gene, Bir Daha, Kaytadan, Yineleme
- Sponsor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destekçi
- Günaydın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabahın Hayır
- Randıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsuldarlık, Verim, Ürün
- Cevahirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Kökten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temelden, Cezri
- At Bakıcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyis
- Kuran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelam-ı Kadim, Mushaf
- Arkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıl
- Pervaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parvaz, Çerçeve, Uçuş
- Kolon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütun
- Lambacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ampul
- Konuşamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilsiz
- Onma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İflah, Şifa
- Haliç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koy, Körfez
- Mevlit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum
- Paltar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbise, Giyecek, Giysi
- Diri Diri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taptaze
- Kavil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşma, Söz, Sözleşme
- Teskere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedye
- Arzıtilek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utarit, Merkür
- Posta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Defa, Kez, Kol, Sefer, Takım, Vardiya, Gönderi
- Kibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kostak, İnce, Nazik, Zarif, Değerli, Efendi, Seçkin, Soylu, Zengin, Şık, Köklü
- Müspet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olumlu, Yararlı, Pozitif, Tanıtlanmış, Tanıtlı, Artı
- Müsteşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcısı, Yönetken
- Vokalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslikçi
- Belletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmek, Ezberletmek
- Düzmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahte
- Şevkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Tutku
- Kara Pazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaborsa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü