Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cezire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ada, Aral - Yankılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Aksiseda Vermek
- Bertik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Yara
- Mevta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Dayandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek
- Dantel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oya, Nakış, Örme, Tentene
- Yıpramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelmek
- Yükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükellef, Borçlu, Memur, Mükellefiyetli
- Klasikleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşme
- Silme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İptal, Tamamen
- Gaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Hedef, Maksat, Meram, Murat, Uğur, Yol, Ergi
- İlgili Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Gürültü Patırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga
- Huzurevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinçevi, Kocalar Evi
- Taharet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlenme, Temizlik
- Cünüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet, Taharetsiz
- Kaçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firari
- İcar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kira
- Toprak Sahası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsa
- Yıkılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Göçmek, Çökmek, İnmek, Yığılmak, Yok Olmak, Devrilmek, Defolmak, Mahvolmak, Yenilmek
- Otobiyografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgeçmişsel
- Ceren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan
- Asuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Gökyüzü
- Müebbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Ömürlük, Yaşadıkça
- Cilvelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkırdamak
- Heykeltıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontucu, Yontman, Heykelci
- Şişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık, Şiş
- Akarsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Bunamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hariflemek
- Benibeşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan
- Dekolte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- Pürneşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Tılsım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Önlem, Gizem, Kuvvet
- Sütliman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Gürültüsüz, Olaysız
- Şemsiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetir
- Otonomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerklik, Muhtariyet
- Seslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Çığırmak, Haykırmak, Ünlemek, Hitap Etmek
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Lanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Kötü, Kargış, Beddua, Kargıma, Berbat
- Cezve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahvedan, Kahvedanlık
- Safdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü