Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, İlim, Marifet - Kep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Kas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adale
- Kaynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fokurdamak, Artmak, Coşmak, Çoğalmak, İyileşmek, Yoğunlaşmak
- Fıkıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Cırtlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığıltılı
- Korkusuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervasız, Yürekli
- Mumluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamdan
- Bayram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Neşe, Sevinç, Şenlik
- Al kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırmızı, Kızıl, Aldatma, Düzen, Tuzak, Hile, Dek, Dolap
- Öbürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası, Diğeri, Öteki, Özgesi
- Tasvirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betimci
- Serserilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haytalık
- Nice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaç, Çok, Birçok, Nasıl
- Sansasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgalanma
- Çocuk Yuvası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kreş
- Jön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genç
- Tasdiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaysız
- Elverişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makul, Müsait, Uygun, Yarar
- Şef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lider, Önder, Yöneten, Baş
- Ferahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Önemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ciddi, Mihver, Muazzam, Mutena, Mühim
- Düşürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak, Dökmek, Sıyırmak
- Başörtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Örtüsü
- Çarpı İşareti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurma İşareti
- Karşılıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekabil, Çapraz, Zikzak
- Top Zambak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zambak
- Yürütüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnfaz
- Derin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dip, Koyu, Yoğun
- Kurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Hazırlamak, Sağlamak, Tasarlamak, Yapmak, Monte Etmek
- Uruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy, Sülale, Tohum, Döl, Nesil, Aile, Kabile
- Hançer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kama
- Akaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Dren, Ark
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Üren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Nesil
- Müteşekkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkür Etmek
- Medih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övgü
- Küşayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklık
- Enayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avanak, Budala, Giç, Ördek, Sarsak, Bön
- Fitne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Kargaşa, Kundak, Karışıklık, Bozut
- Lağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü