Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz - Cengâver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı, Cenkçi, Savaşkan, Vuruşkan
- Nükte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaka, Espri, İnce Anlam, Güzel Ve Şakalı Söz
- Seviyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeysiz, Bayağı
- Akıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım, Cereyan, Akma, Akış, Eğiklik, Meyil, Sızıntı
- Ant İçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemin Etmek
- Mıntıka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge
- Broşür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitapçık, Risale
- Eski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Emektar, Ezelî, Külüstür, Paçavra, Sabık, Deneyimli, Tecrübesi Olan
- Bedelsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız
- Ergin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişmiş, Olgunlaşmış, Reşit, Kemale Gelmiş
- Terkidünyalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnziva
- Taklitçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansıcılık
- Tanıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanış, Yâr, Dost
- Ayna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözgü, Mirat, Yansıtaç, Güzgü
- Mahlas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme Ad, Tahallüs
- Riya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlülük
- Sünk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemik
- Alaçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak
- Kere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, Kez, Sefer, Yol
- Huriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık
- Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Görmek, Kılmak, Yapmak
- Beraber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte, Bir arada, Denk, Eşit
- Bulutlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararmak
- Malzeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Materyal
- Yolculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyahat, Gezi, Sefer, Yol
- Kamulaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstimlâk Etmek
- Gömüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sin, Mezar, Metfen, Makber, Kabir
- Platonik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Platoncu, Düşsevisel, Eflatuni
- Nisbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oran
- Eğreti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Geçici, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Takma, Üstünkörü, Yararsız, Uyumsuz, Yakışmamış
- Terekküp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşme
- Pek İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlâ
- Keyfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyfince, Özbaşına
- Sarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pansuman
- Mühürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgalı
- Ayak Oyunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hile
- Tuluatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlamacı
- Ulaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdrak
- Yenirce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Bilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, İlim, Marifet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü