Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Paket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama - Sert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Demir, Dik, Haşin, Hırçın, Katı, Keskin, Kızgın, Pek, Sıkı, Ters, Sarsıcı, Hoşgörüsüz, Gönül Kırıcı
- Seng kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş
- Devinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket
- Finiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitme; Varış
- Çekince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahzur; Rezerv, İhtiraz
- Nisaiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın Hastalıkları
- Cırtlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığıltılı
- Merak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- İnhidam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Değiştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahrif, Tahrifat, Tebdil
- Kumluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl, Kumsal
- Çehre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Sima, Görünüş, Kimlik, Suret, Somurtkanlık
- Mıncıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örselemek, Sıkmak, Ellemek
- Hoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Güzel, Körpe, Leziz, Maskara, Matrak, Şirin, Yumuşak
- Motifli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgeli
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Faraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutalım Ki, Sayalım Ki, Diyelim Ki, Varsayalım Ki, Söz Gelişi, Ola Ki, Farz Edelim Ki
- Art Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peş Peşe, Arka arkaya
- Sis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu
- Anjin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farenjit
- Altınkökü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İpeka
- Testere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı
- İşlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Kıvrak
- Tahammül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Gelmek, Götürmek, Kaldırmak, Katlanmak
- Tutarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Sonsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Ebedi, Ebedî, Tükenmez, Bitimsiz, Sonrasız
- Dergâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekke
- Sıkıştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
- İteklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtelemek
- Seans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturum, Gösterim
- İkamet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Yanaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Şikâyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınma, Sızlanma, Yaygara
- İdarehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro
- Uğramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınından Geçmek, Aniden Çıkmak, Düşmek, Sarkmak, Tutmak, Yaklaşmak
- Peşkeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan
- Öğretmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoca, Muallim, Muallime
- Piyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğan
- Kaytaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başıboş
- Teorisyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuramcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü