Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tutarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara - Husye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- Pipet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamış
- Beyzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumurtamsı, Sobe, Oval
- Hissedar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paydaş, Ortak, Paycı
- Kahraman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batır, Alp, Er, Yiğit
- Bacarıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuf
- Nitelikler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evsaf
- Redif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek, Kura Eri, Yineleme
- Kor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Sıkıntı, Üzüntü, Ateş, Köz
- Mihmanhana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otel
- Hortlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalet
- Dızman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişman, İri yarı
- Grev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil, İş Bırakımı
- Gönenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah, Rahatlık Ve Varlık İçinde Yaşama
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Temeddüh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünmek
- Bir Araba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazla
- Canı Tez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci
- Tavukgötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siğil
- Baki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölümsüz, Kalıcı, Kalımlı, Kalan, Sürekli, Daimi, Öteki
- Utanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicap, Yüz
- Başvekalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakanlık
- Ultraviyole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morötesi
- Mukadderat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgı, Talih, Alın Yazısı
- Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Geçmek, Konaklamak, Konmak, Oturmak, Tutmak, Yaşamak, Yetinmek
- Engebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalı
- İcabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyma, Kabul Etme, Razılık, Varma, Razı Olma
- Yağcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Yaltak, Yalaka
- Güzergâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğrak, Geçek, Gidiş Yolu, Yol Üstü, Yol Boyu, Geçek
- Kaydiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabıka
- Kitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıt
- Hayalperest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşsever, Düşlemci
- Jale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırağı, Çiğ
- Ağrımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burulmak, Tutmak
- Esrarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemli, Esrarengiz
- Öd Kesesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safra Kesesi
- Garaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Hedef, Kin, Maksat, Düşmanlık, Garez, Öcük
- Likit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakit, Sıvı, Akışkan
- Şehirleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kentleşme
- Havalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli, Havadar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü