Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Devinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket - Büküm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Kıvrım
- Nevmit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Ekspoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet
- Geçinememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşamamak, Bağdaşamamak, Uyuşamamak
- Sulh Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşmak
- Muallel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Sakat
- Sızıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıntı
- Şeffaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak, Saydam
- Unmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salah Bulmak, Mesut Olmak, Şifa Bulmak, Felah Bulmak
- Ekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çörek, Nan, Nanıaziz, Kazanç, İş, Ekim Yapmak, Serpmek, Savuşmak, Atlatmak, Aş, Dikmek, Yemek
- Güldeste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçki, Buket, Antoloji
- Giderek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Tedricen, Yavaş Yavaş
- Çakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarap
- Vuku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olma, Oluş
- Eşsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzersiz, Emsalsiz
- Uyrukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Ad Çekme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kura
- Türbülans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burgaç
- Ukde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğüm, Yumru, İçe Dert Olan, Acı
- Başarmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nail
- İstila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürünme, Basma, Kaplama, Salgın, Sarma, Ele Geçirme, Yayılma, Bürüme
- Fıskiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevvare, Fışkırık
- Zübde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Safderun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Okşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş
- Ağababa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Ata
- Pinel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yel oku
- Geçişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesirli, Nesneli, Müteaddi
- Gani Gani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol Bol
- Serkeşlik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırmak
- Bibliyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Değişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Değiştirmek, Dönmek, Mübadele Etmek, Yürümek, Tahavvül Etmek, Tebeddül Etmek
- Uyuşmazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Anlaşmazlık, İhtilaf, Zıddiyet
- Kanepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Divan
- Gereklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lüzum
- Açık İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Oturum, Panel
- Yargıtay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz Mahkemesi
- Metanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanık, Dayanıklılık
- Kıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Laiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgenlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü