Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Olanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkan, İmkân, Mümkünlük, Olabilirlik - Rest Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan Okumak, Son Sözü Söylemek
- Vizite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim Hakkı, Muayene Ücreti
- İstilacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstevli
- Merhum Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Yazıklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüf
- Apansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aniden, Ansızın, Birdenbire, Apansız
- Tüymek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçmak, Yayınmak
- Bigünah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahsız
- Tamu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Muvazene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Denkleşme, Denk Gelme
- Kolonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Mazmunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kof
- Kâfir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Çiğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişmemiş, Kaba, Yersiz, Toy, Jale
- Ali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Berhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Yaşayan
- İntizar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Bekleme, Gözleme, Beddua
- Tecrübeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyimli
- Malayani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma
- Bölümlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıralamak, Sıraya Koymak, Sınıflamak, Tasnif Etmek
- Keser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerki
- Çizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Davranış, Tutum
- Füze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Roket
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Mekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzay Gemisi
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Affeylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetmek
- Lokman Ruhu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eter
- Paradoks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Karşıtlam
- İstinkâf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Sakınmak
- Yaşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Ömür
- Elemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli
- Leke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara, Karaltı, Kir, Pis, Şaibe
- Mizan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Terazi, Sağlama
- Ukalalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiçlik
- Afiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ası, Duyuruluk
- Dağılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmak, Saçılmak, Düzensizlik, Sirayet Etmek, Yok Olmak
- Uzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irak
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Kadife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhmel
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü