Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Uzak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irak - Muhayyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayali, Hayal Edilmiş, İmgelenen
- Yular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek
- Batmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğulmak, Gömülmek, Dalmak, İflas Etmek, Çökmek, Kaybolmak, Dokunmak, Gark Olmak, İncitmek, Kirlenmek, Sançmak, Yemek, Yok Olmak
- Uca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce
- Marifet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet, Ustalık, Bilgi, Bilim, Hüner, Yetenek, Kabiliyet
- Karşılaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukayese, Kıyaslama, Kıyas
- Üst Dikili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstyapı
- Hasımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık, Yağılık
- Şartname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşul Belgesi
- Harbi Deste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müfreze
- Bitimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlu, Sonuçlu, Sınırlı, Mütenahi
- Gayzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Dert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Çile, Elem, Gaile, Hâl, Kambur, Kaygı, Keder, Kor, Sorun, Ur, Üzüntü, Yara, Süreğen Hastalık
- Diktafon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünalga
- İtfaiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söndürümlük, Yangın Söndürme Örgütü
- İşporta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi; Açıkta Yapılan Satış
- Kestirmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahminî, Yaklaşık
- Girintisiz Çıkıntısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün
- Dağar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Satranç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahmat
- Anafor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanç, Çevrinti, Çevri, Burgaç, Girdap
- Sahife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayfa
- Tekme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepik
- Sıkı Denetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sansür
- As kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey
- Eşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senkronizasyon
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Konfeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçıntı
- Sahne Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmek
- Zanaatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaatkâr
- Kılbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk
- Elenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzülmek
- Cemetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplamak, Bir Araya Getirmek
- Öğüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders, Nasihat
- Tezgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Piştahta, Tersane
- Sıkışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğun
- Odak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkez, Mihrak, Özek
- Korkusuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- Pervasızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmadan
- Serencam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü