Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kolonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci - Sarsılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprenmek, Irgalanmak, İrkilmek
- Sükûnetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin
- İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, Göre, Hakkında, Karşı, Özgü
- Iskonto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirim, Tenzilat, Güzeşt
- Doğruca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direkt, Doğru
- Uzunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy
- Kromozom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyaktaran
- Tırsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Korkmak, Ürkmek
- Vasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruman, Kayyum, Emanetçi
- Geliştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhya
- Soylular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zadegân
- Bunaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğmak, Sıkmak
- Vasıtalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylı
- Denli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kadar
- Realizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekçilik
- Taksim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Bölüşmek
- Firar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçma, Kaçış, Kurtulma
- Pisik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göcen, Kedi
- Gündizme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dallık, Takvim
- Yakıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Kuşpalazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Difteri
- Memnuiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasak
- Teftih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
- İhtiyat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmak
- Tenezzüh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinti
- Vadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Tarz, Yol, Koyak, Derey, Geçit
- Paylaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek, Kırışmak, Onaylamak, Üleşmek, Taksim Etmek, Bölüşmek
- Yaklaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Bağlı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek
- Sancımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Burulmak, Tutmak
- Muktezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Keşide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekme, Çekilme
- Kırıcı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- Susmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakit
- Hamiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Not, Ek Cümle, Eklenti
- Yetişek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Menşe
- Ordubozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arabozucu, Oyunbozan, Varis
- Hakça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrulukla
- Belirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebarüz, Tezahür
- Kalça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaide
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü