Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Merhum Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek - Rendelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaçlamak
- Zayıflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak, İncelmek, Kurumak, Süzülmek
- Fahrî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursal, Gönüllü, Karşılıksız
- Lütfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak, Söylemek, Vermek, İhsan Etmek, Bildirmek, İzin Vermek, Müsaade Etmek
- Tayyarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazırlamak
- Podyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekçe Yer, Seki
- Polifoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokses
- Sayman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhasebeci, Muhasip, Hesap Uzmanı
- Hissedar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paydaş, Ortak, Paycı
- Meyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- Münakale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- Gelenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anane, Adet, Töre
- Tabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımlı, Bağlı; Doğal, Saf, Katıksız; Elbette, Pek Açıktır Ki, Kuşkusuz
- Şımarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erköyünleşmek
- Çıkartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökmek
- Erzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz
- Kesin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kati, Kesinlikle, Mutlak, Değişmez, Maktu
- Wc kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Yanka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Film
- Havut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deve Semeri
- İlgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilenmiş Olan, İlgisi Bulunan, Alakalı, Alakadar, Müteallik, Bağlı, Ait, Müntesip
- Saksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa
- Güveyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damat
- Sap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Kabza, Kök, Saplak, Gövde, Tutamak, Kabza
- Bunaltıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır
- Aklıselim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağduyu
- Yakışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yaraşıklı
- Tabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal, Olağan, Saf
- Sektörel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesimsel
- Teeddüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Erincek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembel, Üşengeç
- Ortaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İştirak, Şeriklik, Şirket
- Azat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hür, Serbest, Başıboş, Özgür, Serazat
- Tutya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çinko, Sürme
- Yarıçap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nısıf Kutur
- Zıbarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek, Gebermek; Uyumak, Sızmak
- Rahle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek, Küçük Masa
- Günah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Cürüm, Hata, Sorumluluk, Vebal, Yazık
- Dövüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga, Şike
- Uygulamalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatbikî, Tecrübi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü