Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Merhum Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek - Islah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Minnetdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şükran
- Kameriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak
- Birdenbire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ani, Aniden, Ansızın, Gafleten, Yekten, Hemencecik, Beklenmedik Anda
- Memnuiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasak
- Plansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarsız
- Eğreti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Geçici, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Takma, Üstünkörü, Yararsız, Uyumsuz, Yakışmamış
- Gözlenilmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazara, Zıpçıktı
- Nakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma
- Kutsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukaddes, Mübarek, Kutsi
- Manzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazım, Muntazam
- Kullanılır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaramak, Yerleşmek
- Koltuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destek, Makam, Sandalye
- Kıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Isırmak
- Toplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Dermek, Düzeltmek, Kaldırmak
- Fettan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fitneli, Karıştırıcı; Gönül Ayartıcı, Cilveli
- Kan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy
- Portmanto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askılık
- Demek Ki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demeli, O Hâlde
- Salık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, Tavsiye, Bilgi, Uçar
- Sebil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Hayır
- Mukavelename kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözleşme
- İnhitat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Bandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Mehzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca
- Uyarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, İkaz, İrşat, Tembih
- Duygulandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Sanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Bilmek, Ummak, Zannetmek, Tahmin Etmek
- İzzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük
- Yâd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anma, Hatır, Zihin, Başka, Yabancı, Karşıt, Muhalif
- Koklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokmak
- Edat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgeç
- Nevbenev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Envai Çeşit
- İstasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gar, Terminal, Tren Durağı, Araştırma Kuruluşu
- Tıynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huy, Maya, Yaradılış
- Yamuk Yumuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamru Yumru
- Ucuzlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirim, Tenzilat
- İnhiraf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapmak
- Boyunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyu veya Uzunluğu Kadar; Sürdüğü Zaman Kadar, Süresince
- Vadeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü