Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Malayani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma - Çörek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Kurs, Hamur İşi, Yiyecek
- Analog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş
- Statü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykel, Tüzük, Konum
- Ökçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Topuk
- Malayani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma
- Güvence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garanti, Teminat, İnanca
- Havaneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havandeste
- Bağışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muaf
- Umumiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Geciktirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Ağrı Sızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancı
- Komodin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece, Küçük Dolap, Komot
- Akyuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lökosit
- Trafik Polisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Sakçısı
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Tadat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayım, Sayma
- Dindar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman, Mütedeyyin
- Sobelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak
- Haysiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, İtibar, Onur, Saygınlık, Şeref, İtibar, Yalım, Iz Saygısı, Aygınlık
- Paykamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Bilmek, Düşünmek, Hissetmek, Sezmek, Ukmak
- Nakşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazımak
- Yerden Bitme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türedi
- Tevsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayma
- Beylik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükûmet
- Yaydırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi
- Lületaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskişehir Taşı, Denizköpüğü
- Muzafferiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zafer, Yengi
- Üretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşturmak, Yaratmak, Meydana Getirmek, Öndürmek, Çıkarmak, Yapmak
- Gönç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Işın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şua
- Rustai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Demonstrasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri
- Çıkar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, Gider, Kazanç, Menfaat, Yarar
- Irgamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak
- Yaltaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılışmak, Tabasbus Etmek
- Korunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmak, Sığınmak
- Ölçü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Çap, Değer, Ebat, İtibar, Miktar, Mikyas, Miyar, Ölçüt, Tartı, Vezin
- Pınar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulak, Çeşme, Kaynak, Memba
- Protesto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kınama, İhtarname, Reddetme, Gıcırtı, Kabul Etmeme
- Gamze Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıtmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü