Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Malayani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçma - Geri Dönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtmak
- Kâşif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulgucu, Bulan, Bulucu, Keşfeden, Açınlayıcı
- Tabansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkak, Ödlek, Yüreksiz
- Sayım Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstatistik
- Birinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükemmel
- Kemer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayış, Kuşak
- Modernleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlaşma, Çağcıllaşma
- El Âlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Herkes, El Gün, Yabancılar
- Komuta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumanda
- Damarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Huysuz
- Elmas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevahir
- Makûs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz, Kötü, Ters
- Hukuki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzel
- Lacerem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Santra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortayuvarlak, Orta, Merkez
- Akrobasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cambazlık
- Yeter Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Dayanmak, Gitmek
- Katarakt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perde, Akbasma, Aksu
- Kampüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerleşke
- Kari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyucu, Okur
- İtap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Paylamak
- Meşal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşale
- Mezat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Artırma
- Ebr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulut
- Kapkaranlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zifiri
- Ulvi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semavi, Yüce
- Derken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu An, Bu Vakit, O An, O Vakit
- Tilmiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenci
- Sıkıştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
- Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
- Rastık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme
- Rezerve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtımlı
- Söykemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak
- Hançerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamalamak
- Haşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylamak, Azarlamak, Dalamak
- Zorluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Külfet, Müşkül, Zahmet, Zorunluluk, Istırar
- Yürütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcra
- Kombinezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Düzenleme, Tertip, Kolsuz Entari
- Cındır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Paçavra
- Reçine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgı Özdeği, Akındırık, Ağaç Sakızı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü