Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Narin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik, Yepelek - Arıtım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rafinaj
- Mirasyedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtçı
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Uzman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassıs, Bilirkişi, Kompetan, Eksper, Mahir
- Muallime kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretmen (Bayan), Bilimci
- Öksürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötelmek
- Çaçaron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Çenesi Düşük, Boşboğaz
- Meteor Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
- Güpür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumaş
- Nakşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazımak
- Lütufkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibar
- Meteorit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göktaşı
- Maldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
- Berkitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamlaştırmak, Tahkim Etmek, Takviye Etmek, Raptetmek
- Murabba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dördül, Dörtgen, Kare, Reçel
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Salkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serin
- İcazet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, İzin, Müsaade, Onay
- Virane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Tufeyli, Ören
- Yazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muharrir, Edip, Kalem, Müellif
- Vahvahlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Operatörlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerrahlık, Dizgicilik, İşletmenlik
- Aklı Kıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Saf
- İstila Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümek, Kaplamak, Sarmak
- Desise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Dolap, Hile, Entrika
- Virüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mikrop
- Benzer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Benzeri, Müşabih, Mümasil, Dublör, Benzeşim, Bir, Emsal, Kabil, Misal, Nüsha
- Kapatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshetmek, Kapamak, Kilitlemek, Mühürlemek
- Nakliyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımacı
- Selinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak Sel; Selin Yolu
- İlkgüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylül
- Farklılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkalık, Değişiklik, Ayrımlılık
- Harmani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pelerin
- Aşk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevi, Sevda, Amor
- Muhatap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemsohbet, Aytanan, Aytanç
- Valiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bavul, Camedan
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
- Kayıtsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldırmaz, Umursamaz, İlişiksiz, Lakayıt, Tasasız
- Vuslat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavuşma, Görüşme, Ulaşma, Erişme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü