Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kapatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feshetmek, Kapamak, Kilitlemek, Mühürlemek - Başıdinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Avangart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncü
- Mutabık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Parlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak, Şahlanmak, Şıkırdamak, Yanmak
- Gitgide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Giderek
- Kötürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak
- Oğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacak
- Bakışım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenazur, Simetri
- Bozuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darılmak
- Yetersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar, Yoksul
- Bütünüyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Top
- Ütopik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşülküsel
- Camış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda
- Payizbülbülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saka
- Keşide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekme, Çekilme
- Bariyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Tabaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepilemek
- Usûli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöntemsel
- Oluşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkül, Teşkil
- Korunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafaza
- Lâfzî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözel
- Sarkıntılık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Cezve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahvedan, Kahvedanlık
- Tahrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtma, Kımıldatma, Hareket Ettirme, İşletme
- Konar Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçeri
- Müstehlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketici
- Düşüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Zayıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıskalık, Cılızlık, Arıklık, Çelimsizlik, Enezlik, Yetersizlik, Zaaf, Zafiyet
- Cansiperane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canını Verircesine, Özveriyle
- Sakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sessiz, Sütliman, Dingin, Oturan, Eğleşen
- Vuruş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbe, Tempo
- Mabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, İbadethane, İbadetgâh
- Vekâlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmanlık, Vekillik, Bakanlık, Nazırlık, Yetkililik
- Bukağılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilek
- Ergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr
- Çor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Dert; Sığır Vebası
- Ünsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletişim, Komünikasyon, Ahbaplık, Arkadaşlık, Alışkanlık
- Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atamak, Çalmak, Çekmek, Feshetmek, Katlanmak, Lağvetmek, Saklamak, Sıyırmak, Taşımak, Tayin Etmek, Toplamak, Yakışmak
- Kabarıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümsek
- Dahilî İşler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç İşleri
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü