Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz - Diyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinişleri, Dinselcilik, Din, Din İşleri, Dindarlık
- Bilmezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Mahşer Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Deklerasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri
- Mazbata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Tahassüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulanma
- Kır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz, Çal; Sahra; Yazı
- Sulanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak
- Yol Uğrağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğrak
- Orman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşe
- Bilinçlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesne
- Bitirilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlanmak
- Şayeste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun
- Okyanus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umman, Talay
- Girişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşebbüs
- Nüks Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Kötü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Aşağı, Aşırı, Berbat, Çok, Döküntü, Duman, Fena, İbret, Kaba, Kaput, Kara, Kör, Melun, Nadan, Nahoş, Pis, Sıfır, Şer, Tehlikeli, Yaman, Yaş, Endişe Veren
- Tasriflenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim
- Bentlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Miktarda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- İlk Olarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvela, Evvelce
- Adliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargılık
- Salamanje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek Odası
- Karakoncolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalet, Umacı
- Zinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Canlı, Dimdik, Diri, Gümrah, Sağlam
- Muayyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirli, Belli, Kararlaştırılmış
- Kliring kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takas
- Tokgözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Eğreti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Geçici, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Takma, Üstünkörü, Yararsız, Uyumsuz, Yakışmamış
- Nazikâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edeple
- Sabankıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayışkıran
- Adam Sendeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Umursamaz, Vurdumduymaz
- Hazan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Atlas Çiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaktüs
- Sunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma, Parça, Arz Ve Talep
- Etraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Çevre, Muhit, Ortalık, Yöre, Yanlar, Taraflar, Dolay, Yakınlar
- Adisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap
- İdeal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mefkûre, Ülkü
- Farklılaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkalaşma, Değişim, Ayrımlaşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü