Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muharrir, Edip, Kalem, Müellif - Poz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Çalım, Kurum, Süre
- Tan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şafak
- Tazelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepmek
- Ölçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çap, Kadran, Mikyas
- Sayışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplaşmak, Takas Etmek
- Özden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, İçten, Samimi
- Galaksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Ada
- İmgeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahayyül
- Lağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay
- Dahletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Gedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyaz, Kertik, Yara, Büyük Çentik, Rahne, Çatlak, Aralık, Kusur, Bırakı
- Kuda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünür
- Havyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürü
- Saha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Arsa, Meydan, Yakut
- Net kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Seçik
- Bükmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak, Eğirmek, Katlamak, Yapmak, Eğmek
- Bol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Çok, Bereketli, Ferah, İyi, Mebzul
- Kinayeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaylı, Çelteşik
- Merkezcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkeziyetçilik
- Ebedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Bengi, Ölümsüz, Bitmeyen
- Yakarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvarmak, Niyaz, Tazarru, Hahiş Etmek
- Konu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahis, Husus, İş, Laf, Mevzu, Sayfa, Sermaye
- Göğüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Döş, Meme, Sadır, Sine
- Ümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Gırtlak
- Kükürt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibrit
- Eşgüdümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koordine
- Banliyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Dolay, Yörekent
- Dengeleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvazene
- Prodüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretim, Yapım
- Arıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlemek, Arılaştırmak, Paklamak, Tasfiye Etmek
- Mahsuldarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Randıman, Verim
- Değersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Önemsiz, Soysuz, Cılız, Derme Çatma, Döküntü, Hakir, Hasis, Havai, Hor, İçi Boş, Kepaze, Küçük, Müptezel, Vıcık Vıcık
- Tümüyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırf
- Menajer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici
- Vedia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emanet, İnam
- Eksiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Harika, İyi, Kâmil, Komple, Mükemmel, Tam, Tamam, Tamamlamak, Temiz, Tüm
- Arızalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sınmak
- Mizan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Terazi, Sağlama
- Büluğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erginlik, Baliğ Olmak
- Gereksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Abes, Boşuna, Fuzuli, Lüzumsuz, Nahak, Yararsız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü