Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vuslat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavuşma, Görüşme, Ulaşma, Erişme - Sallamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak, Savsaklamak, Savurmak, Yellemek, Hareket Ettirmek, Baştan Savmak
- Mühürdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgacı
- Kalaycı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekâr
- Nüve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek, Özek
- Yeni Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilal
- Şuursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçsiz
- Alemdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayraktar, Sancaktar, Önder
- Nev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cins, Çeşit, Tür
- Reçel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murabba
- Göden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkembe
- Kurtulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşanmak, Geçiştirmek, Halas Olmak, Kaymak, Kopmak
- İletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Çattırmak, Getirmek, Götürmek, Nakletmek, Vermek, Ulaştırmak
- Fütuhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fetihler, Zaferler
- Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Büyükbaba, Dede, Moruk, Peder, Çatı Merteği, Çok Kaliteli, Üstün Nitelikli, Omurga Direği, Tırabzan Başlığı, Mafya Babası
- Değerbilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilikbilir, Kadirbilir, Kadirşinas
- Mazbata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Sözcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelime, Lügat, Söz
- Kerpiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğla
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
- Muvafıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutabakat
- Cem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğul, Çokluk
- Kocalar Evi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Abra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Yük
- Zirzibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp, Süprüntü
- Sütnine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daye
- İhlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Dokunma, Zarar Verme
- Gudde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beze
- Mücbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlayıcı
- Oturtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak
- Giymek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Kullanmak, Taşımak
- Sıfatfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaç
- Pek İyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlâ
- Eneze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Zayıf
- Sarahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belginlik, Belirginlik, Açıklık, Aydınlık
- Sınırlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek, Hapsetmek, Kısıtlamak, Mahdutlaştırmak
- Yuvarlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değirmi, Tombul, Toparlak, Tekerlek, Müdevver, Küre
- Sersemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangılık
- Kırık Dökük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Değersiz, Eski
- Tokatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Muktesit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutumlu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü