Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Muvakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici, Muvakkati, Örel, Geçeğen - Cünüplük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet
- Yol Uğrağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğrak
- Bölüştürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksim
- İhata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapsam, Kuşatma, Ufuk, Sarma, Çevirme, Çevreleme
- Mevta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Eziyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmetmek
- Cüsseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Yarı, İri Yapılı, İri Gövdeli
- Orojeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağoluş
- Jenosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soykırım
- Organizatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlemeci
- Esbap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbise
- Softa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Yobaz
- Dükkâncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satıcı, Bakkalcı, Esnaf
- Kaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala
- Kurutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Yükleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İsnat
- Paralıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin
- Asliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Temel
- Tahavvül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişmek, Dönüşmek
- Komplike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Çatak, Karmaşık
- Eyvah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüh, Yazık
- İndirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirme, Tenzilat, Ucuzlaştırma, İskonto
- Tabankeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekecek
- Eziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azap, Sıkıntı, Zulüm, Üzgü
- Koşut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşa, Paralel, Muvazi
- Erbain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırk
- Hani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nerede, Ne Oldu, Nerede Kaldı
- Sonuçlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müessir
- Molekül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde
- Kohumbazlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Tutulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutulmuş, Mevkuf
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Janjan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanar Döner, Yanardöner, Şanjan
- Mamulat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler, Mamul
- Sıvık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- Avratağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Cebelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak, Çekişmek, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Dalaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavga, Dövüş, Dalaşma, Gürültülü, Arbede
- Kohumbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimas
- Sezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, İrfan, Keşif
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü