Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amir, Baş, Bey, Emir, Başkan - Ekip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup, Kol, Takım, İş Takımı
- Kutup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlam, Uç
- Ezkaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla, Kazara, Kazayla, Rastgele
- Rezidans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konut
- Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, İçin, Nazaran, Uygun Olarak, Uyarınca, Gereğince, Tevfikan, Bakılırsa, Sorulursa, Fikrince, Bağıntılı
- Kesme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat, Kesin, Lokum
- Yoldan Sapma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalalet
- Göz Kırpımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lahza
- Elastikiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esneklik
- Tesirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkisiz, Geçişsiz
- Muhatap Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaşmak
- Vualet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü
- Allık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al
- Aval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bön, Şaşkın, Aptal
- İthal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alım
- Efsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyup Üflemek, Büyülemek, Büyü Yapmak
- Kiliz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz
- Aperitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar
- Merkeziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merkezcilik, Özeklik, Merkeziyetçilik
- Kail Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanmak
- Buzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donmak
- Rey Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmek, Oy Vermek, Ses Vermek
- Tel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lif, Makara
- Tornistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersyüz Etme
- Çalışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitmek, İşlemek
- Mühtedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönme
- Meşakkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Yoğunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz, Kesafet, Kıvam, Trafik
- Sessizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükûnet, Sükût
- Genişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevessü Etmek, Ferahlamak, Büyümek, Gelişmek, Kabarmak, Şişmek
- Narahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin
- Yığışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Dört Kaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıyığı Yeni Terleyen
- First Lady kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başhanım
- İtilaf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uyuşmak
- Pençeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Ucube kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Hilkat, Hilkat Garibesi
- Fevkalade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü, Beklenmedik, Görülmedik, İşitilmedik; Aşırı, Çok Fazla
- Evvel Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü