Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Beyazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağarmak, Beyazlaşmak - Kır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz, Çal; Sahra; Yazı
- Bayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı
- Kazamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Cidal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Savaşma, Cenk, Çekişme, Ağız Kavgası
- Bünye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Yapı
- Taalluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik, İlgi
- Çaresiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naçar, Biçare, Umarsız, İyileşmez, Zorunlu
- Sarılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek, Girişmek, Kucaklamak, Yapışmak, Dolamak, Ele Almak
- Hakiki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek, Gerçeksel, Sahici
- Uran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Endüstri, Sanayi, Sanat
- Tamag kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehennem
- Ara Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arada Bir, Arada Sırada, Bazen, Bazı Bazı, Kimi Vakit, Kimi Zaman, Zaman Zaman
- Anlatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyküleme, Üslup, Hikâye
- Huzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinçlik, Karşı, Kat, Keyif, Makam, Ön, Rahat, Rahatlık, Sükûnet, Yamaç, Yan, Dirlik, Baş Dinçliği, Gönül Rahatlığı
- Kaytarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri Vermek, İşten Kaçmak, İade Etmek, Reddetmek
- Alayişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Tahıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hububat, Zahire
- Savsaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal Etmek, Ertelemek, Lengitmek, Sallamak, Uğunmak
- Ön Bilgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mebadi
- Uzatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Dayamak, Germek, Göndermek, Oyalamak, Uzatmak, Vermek, Temdit Etmek
- İmalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sezdirimli
- Berhava Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etmek
- Pahal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Aksi, Hantal, Ters
- Prostela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önlük
- Eğilimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli, Meyyal
- Sızıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Çare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derman, Deva, İlaç, Merhem, Reçete, Tılsım, Çıkar Yol, Çözüm Yolu
- Kutlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebrik
- Huy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damar, Doğa, Hasiyet, Haslet, Mizaç, Seciye, Tabiat, Tıynet, Yaradılış, Âdet, Alışkanlık
- Baldıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı Otu, Baldırgan, Şeytantersi, Baldırgan
- Hempa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Omuzdaş
- Kağşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Oynamak, Zayıflamak
- Carcur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fermuar
- Munzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Fanatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Aşırı Düşkün, Tutkuyla Bağlı
- Sarkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Uğramak
- Hatırşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygılı, Hatır Sayan
- Siyahe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bordro, Liste
- İmarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Maksimum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çat, Azami
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü