Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dayanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durak - Mevsim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürem, Zaman
- İkinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tali
- Rençber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Tekevli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Monogam
- Gerekseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç
- Salık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber, Tavsiye, Bilgi, Uçar
- Bilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgili, Olgun, Hakim
- Full Time kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüm Gün, Bütün Gün
- Müstear kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakap, Takma
- Etken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Faktör, Malum, Müessir, Amil
- Kanunvericilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasama
- Tahliye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Kapasite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığa, Yeti, İmkânlılık, Kabiliyet, Yetenek
- Ürün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıt, Önüm, Eser, Hasılat, Mahsul, Meyve, Semere
- Süzgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filtre, Kevgir
- Temaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun, Seyir, Temsil, Piyes, Bakma, İzleme, Seyretme
- Muhbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuğul, Haberci, Jurnalci, Ele Veren, İhbar Eden
- Dokundurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürtmek
- Mutasavvıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sufi, Gizemci
- Evvel Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Muteber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Geçerli, Güvenilir, Saygın, Yalımlı, İnanılır
- Otopsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
- Ayırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark, Nüans
- Korunan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfuz
- Telin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanet okuma, Lanetleme, Kargıma, Kargış, İlenme
- Hoşlanır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isınmak
- Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- İcazet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, İzin, Müsaade, Onay
- Bürüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstila
- Alacakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Tartaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalanmak
- Bodur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıknaz, Bacaksız, Bastıbacak, Bücür, Alçakboylu, Cırttan, Kısaboy
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Teres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Paye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Rütbe, Orun
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Oturaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ağır, Gösterişli, Sabit, Sağlam, Veznin
- İltica kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınma
- Yıkılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Göçmek, Çökmek, İnmek, Yığılmak, Yok Olmak, Devrilmek, Defolmak, Mahvolmak, Yenilmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü