Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Meyletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelmek, Eğilmek, Yeltenmek - Ağızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huni
- Fikir Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlendirmek
- Uymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Dinlemek, Gelmek, Yaraşmak, Tabi Olmak, Tebaiyet Etmek, Denk Gelmek
- Egemenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkimiyet, Hükümranlık, Buyruk, Hüküm
- Dürtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Dokunmak, Tahrik Etmek, Uyarmak
- Zirai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımsal
- Sahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Oyun, Oyunluk, Podyum, Görüntü, Bölüm
- Susta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay
- Üleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevzi
- Düdük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaval
- Parasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mali
- Eğilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyyal
- Yamulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilmek
- Olta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Karmak, Oyun, Yem
- Mukaddeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Ön Söz
- Yenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağlup, Aşınmış
- Mahalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Yerel, Lokal, Yerli
- Cüda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrı, Uzak
- Kesinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katiyet
- Yedmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, Yedeğinde Götürmek
- Lavta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Bigünah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günahsız
- O Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı O Vakit, Onda
- Dinçlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Mecal
- Salıvermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek, Koyuvermek, Serbest Bırakmak
- Haça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatal
- Yötel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öksürük
- Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
- İnsancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsancıl
- Liyakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik, Kifayet, Uygunluk, Yaraşırlık, Leğim, Yararlık, İfayet
- Kerte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Derece, Radde, Çentik, İz, Kerti
- Pençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El
- Üstüne Götürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocunmak
- En Az kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asgari
- Müzevir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberci, Ara Bozucu
- Ağir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Değerli
- Yara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Cerahat, Dert, Üzüntü, Gedik, Yarık, Delik, Zede
- Lot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutam
- Jupon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçetek
- Yayım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat, Neşir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü