Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Liyakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik, Kifayet, Uygunluk, Yaraşırlık, Leğim, Yararlık, İfayet - İbadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma, Ayin, Kült
- Afsunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Çeşni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellik, Taam, Tat
- Münhasıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Yalnız
- San kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mertebe, Şan, Şöhret, Unvan, Ün
- Kitapsaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Kadıntuzluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarıçalı
- Yaltaklık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaltaklanmak
- Mukayese Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Salıştırmak
- Akılsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- Sobelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak
- İlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Bilim, Nitelik, Özellik
- Mürur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçme
- Çarpık Çurpuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri Büğrü
- Kısırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akamet
- Sacayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sacayağı
- Ne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hangi, Nasıl, Ne, Neden
- Testis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşak, Erbezi, Torba
- Yırtıkça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Girişken, Hafifmeşrep, Oynak
- Kıskanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekememek, İmrenmek, Haset Etmek
- Seçki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldeste, Antoloji
- Motifsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgesiz
- Kocakarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne
- Aykırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Karşıt, Münasebetsiz, Uymayan, Çapraz, Huysuz, Marjinal, Çap, Muhalif, Tersine, Zıddına
- Omuzdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Hempa
- Dimdik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaga, Metin, Zinde
- Rutubetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nemli
- Şansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünsüz
- Kötücülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet, İhanet
- Yoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlenmemiş, Dejenere, Kaba, Bayağı, Adi, Bozulmuş, Kısır, Yabanıl
- Karışılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdahale Edilmek
- Tıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekimlik, Sağlıkbilimi, Otacılık
- Humbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara
- Süzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Nispet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, Oran, Bağıntı, İlinti, İnat Olarak
- Tazim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ululama
- Benzemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andırmak, Okşamak, Sanısını Uyandırmak, Gibi Görünmek, Çalmak, Dönmek, Göstermek, Kaçmak, Kesilmek, Yaklaşmak
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Temizleyici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtıcı
- Havut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deve Semeri
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü