Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yamulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilmek - Buhar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Yok Olmak
- Lisans Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, Şahadetname
- Parlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak, Şahlanmak, Şıkırdamak, Yanmak
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Optik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görsel, Gözlükçü
- İlişki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Bağ, Bağlantı, İlgi, İlişik, Münasebet, Rabıta, Temas, Alaka
- Bunalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Kriz, Bunluk
- Kurtarıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halaskâr, Kurtaran
- Erkânıharbiyeiumumiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genelkurmay
- Cinslik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Habitat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt
- Zayi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek, Yitirmek
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Muztarip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılı, Acışmalı
- Zincir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Demir Bağ, Pranga
- Asma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı, Üzüm Bitkisi, Menteşe, Asma kilit
- Keşmekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışıklık
- İncelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik Etmek, Tekşirmek, Araştırmak, Bakmak, Eşmek, Gözlemek, İzlemek, Karıştırmak, Kaşımak
- Kargışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lain
- Bulucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif; Dedektör
- Atımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hallaç
- Cilvelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkırdamak
- Bunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey
- Görgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim, Tecrübe, Terbiye, Adabımuaşeret
- Âlim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgin, Bilge
- Mantar Hastalığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantar
- Andropoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaş Dönümü
- İş Bıraktırımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokavt
- Çarçur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyan
- Cümle Bilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz Dizimi
- Araçsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilavasıta, Doğrudan Doğruya
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Boktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Kolesterol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödyağı
- Tığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biz, Kılıç
- Feveran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpürmek, Parlamak, Sinirlenmek
- Beyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleme, Bildirme
- Anlamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manalı, İmalı, Manidar, Mantıklı
- Sevecenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şefkat
- Serinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serinlemek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü