Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mukaddeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Ön Söz - Tayyareci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçman
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Eskileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek
- Avunma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Cinslik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Dingildek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak
- Vıcık Vıcıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşaklık
- Belli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşikâr, Muayyen, Belirli, Açık, Sade, Aleni, Malum, Ortada Olan, Bedih, Zahir, Mahsus, Maruf, Vazıh
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Rehber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kılavuz, Önder, Yönetici
- Eğmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bükmek
- Kalitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteleyici
- Hayâlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılgan, Utangaç
- Plüralist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğulcu
- Ejderha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canavar, Ejder, Büyük Yılan
- Oturaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ağır, Gösterişli, Sabit, Sağlam, Veznin
- Sövme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalay, Küfür
- Muhakkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle, Mutlak, Sağlam, Şüphesiz, Her Durumda, Ne Olursa Olsun
- Şopar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küstah, Şımarık, Yaramaz
- Metazori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Burgaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Çevrisi, Girdap
- İmkânlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapasite
- Teeddüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Denek Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mihenk Taşı
- Hâl Tercümesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Prensip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kural, İlke
- Akredite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkilendirilmiş, Yetkili
- Çalıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç, Antrenör
- Laubali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Teklifsiz, Senlibenli, Boydalak
- Görü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Parmaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek
- Papuççu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakkabıcı
- Mızıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyunbozan, Şıltak, Şuluk
- Keloğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Halk Oylaması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Oyu, Referandum
- Berceste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Latif, Seçme
- İmarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Muhafazakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutucu
- İştahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğazsız
- Zekâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl Yürütme, Anlak, Dirayet, Zeyreklik, Feraset, Kafa
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü