Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zirai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımsal - Sait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesli, Ünlü
- Zerre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tozan, Molekül
- Öldürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katil
- İdraksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak
- Antre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giriş, Girek
- Pürüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Kusur, Güçlük, Kabarcık, Çıkıntı, Gedik
- Gönülden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan
- Bahadır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahraman, Yiğit, Batur, Alp
- Cürmümeşhut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Sırsıklam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırılsıklam
- Alem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrak, Sancak
- Mevcut Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulunmak
- Aktivist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinci, Eylemci
- Birçok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Pek Çok, Çoklu, Hayli, Kaç, Müteaddit, Nice, Oldukça Çok, Türlü Türlü, Bir Hayli
- Tuğyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşma, Taşkınlık
- Serpmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Ekmek, Saçmak, Sepmek, Vermek
- Pres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıştırıcı, Mengene, Baskı, Cendere
- Silo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahıl Ambarı, Sarpın
- Gülmeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizahi
- Telefon Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng Etmek
- Mürekkep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaşık, Kompleks
- Haşerat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böcekler
- Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırlatmak, Yollamak, Ertelemek, Örtmek, Koymak, Çatlamak, Yırtılmak, Götürmek, Söylemek, Alışmak, Çalmak, Çarpmak, Çekmek, Çıkarmak, Göndermek, Kovmak, Solmak, Uzatmak
- Ha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet
- Kayınbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Üşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek
- Keşki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keşke
- Momentum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hız
- Yanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Kıvracık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamarat
- İhraç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Dış satımlama
- Nezaketsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabalık
- Uyarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetabuk, Adapte, Adaptasyon
- Erzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz
- Öfkelenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Bati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Yavaş
- Batur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğit, Bahadır, Kahraman, Korkusuz
- Darp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövme, Vurma, Vuruş, Çarpma
- Zincir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Demir Bağ, Pranga
- Mahkeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıevi, Yargı Yeri, Duruşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü