Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saka - Ferdası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertesi
- Sıkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komprime; Düşük
- Sıçandişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Tırmıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Uskur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane
- Tabanvay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayan
- Geçinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Maişet
- Al kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırmızı, Kızıl, Aldatma, Düzen, Tuzak, Hile, Dek, Dolap
- Zeng Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telefon Etmek
- Bomboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamtakır
- Ellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak, Değmek
- Kısaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hülasa, Kısa
- Dijital kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayısal
- Plüralizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğulculuk
- Ansiklopedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgilik, Genbilik
- Pahalılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalanmak
- Sarkık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkmış, Sölpük
- Akrobasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cambazlık
- Cırcır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fermuar
- Zırh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savut, Koruyucu, Koruyan, Müdafi Demirağ
- Liyakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik, Kifayet, Uygunluk, Yaraşırlık, Leğim, Yararlık, İfayet
- Kükremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aslan, Bağırmak, Deniz, Şahlanmak, Taşmak
- Bağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görece, İzafi
- Cibillet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy
- Yüz Sathı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
- İlgeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edat
- Şahıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birey, Kişi, Zat, Zevat, Kimse
- Okumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavramak, Küfretmek, Sövmek
- Aşiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oymak, Uruk, Boy, El, Tayfa
- Sarf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Harcamak, Kullanmak, Tüketmek
- Uygunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşi, Münasebetsiz, Yersiz
- Dilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadaka İstemek
- İnikâs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Düğürcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Simit
- Kısım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Hisse, Bölük, Kesim, Kol, Fasıl, Hizip, Parça, Takım
- Fail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylemci, Günahkâr, Mukassır, Özne, Eden, Yapan, İşleyen
- Öneri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif
- Yönetilebilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Paralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Türap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toprak, Toz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü