Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saka - Asilzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- İstiklal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsızlık
- Hafriyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazı
- Kaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnmek, Kurtulmak, Sürüşmek
- Sürüm Değeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rayiç
- Tepir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elek
- Yerleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Ot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esrar, İlaç, Zehir
- Üstünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galebe
- İstila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürünme, Basma, Kaplama, Salgın, Sarma, Ele Geçirme, Yayılma, Bürüme
- Uzaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Iraklık, Açıklık, Mesafe
- Zarar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Kaybetmek
- Mizaçsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Örü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Çentmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertmek
- Tanıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanış, Yâr, Dost
- Saygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibarlı, Kuvvetli, Muteber, Hatırlı, Sayılan
- Eyvah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüh, Yazık
- Mukavemetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Güçlü
- Koyuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keder, Sıkıntı, Üzüntü
- Efe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Kabadayı, Yiğit, Zeybek
- Eksik Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Meşale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşal
- Murakabe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek
- Antagonizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezat
- Sürümü Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Hakikatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefasız
- Aytışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atışmak, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Kavas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Yasakçı
- Zaminlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefalet
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Şüphecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkuculuk
- İkametgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturulan Yer, Konut
- Okuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Ziyade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha Çok, Fazla, Artık
- Kıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Bayır, Çevre, Kenar, Kıyı, Tepe, Uç
- Dışında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haricinde
- Kalitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteleyici
- İtdirseği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arpacık
- Denli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kadar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü