Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Matbuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basın - Öğle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün Ortası, Öğlen, Öğle Vakti, Günorta, Öğle Ezanı, Öğle Namazı
- Siyasetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasi
- Taassup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnazlık, Yobazlık
- Tenevvür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- Muhtariyetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk
- Çalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Tafra, Şişinme, Kibir, Caka, Fiyaka, Gurur, Jest, Kurum, Loka, Menzil, Tekebbür, Erim
- Yaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferace
- Müsriflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, İsraf
- Çürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek
- Kızoğlankız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Mukavim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Güçlü
- His kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygu, Duyu, Kalp, Sezgi, Sezme
- Tahrif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Kılınış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluş, Vuku
- Bigâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Aldırışsız, Yad, Yabancı
- Didaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretici; Öğretim Bilgisi
- Kamulaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstimlâk Etmek
- Kârgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâgir
- Cevahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher, Elmas, Mücevher
- Zıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşıt, Ters, Akis, Aksi, Karşı
- Yüzertop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamandıra
- Zannetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanmak
- Eytişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyalektik
- Sabırlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayançlı, Çıdamlı
- Gülümseyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütebessim
- Meziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik, Üstünlük, Özellik, Artam
- Tersinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiddetlenmek
- Stüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Gicişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Garabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elginlik, Tuhaflık, Yabansılık, Gariplik
- Kaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Bastırmak, Bürümek, Dolmak, Kuşatmak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, Yürümek, Yüzlemek, İstila Etmek
- Çığır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Patika, İz, Keçiyolu, Meslek, Tarz
- İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, Göre, Hakkında, Karşı, Özgü
- Kallavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kocaman
- Öbürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası, Diğeri, Öteki, Özgesi
- En kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, İşaret
- Şiniklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçmek
- Kül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Tüm
- Külliyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamen, Tamamıyla, Büsbütün
- Vesikalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgelik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü