Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamal, Kermen, Kurgan - Tehir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek
- Aylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Serseri, İşsiz, Boş Gezen
- Kumpir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patates
- Emlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt, Taşınmazlar, Gayrimenkul
- Ayn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Sahici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek
- Uzlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telif
- Abstreleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerretleştirme, Soyutlaştırma
- Sıdk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk
- İhtiyarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kocamak, Yaşlanmak
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- Yağış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur
- Yıpranmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külüstür
- Zıkkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı, Zehir, Acı
- Şahsi Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- Büyütücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüteç
- Cezaevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dam, Delik, Hapis, Hapishane, Kazamat, Mahpushane
- Puan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayı, Benek, Hal, Nokta, Ölçü, Birim
- Kaplıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıca
- Budak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dal
- Koçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kucaklamak
- Kentsoylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burjuva
- Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamer, Mah
- Ayakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelci, Gezici Satıcı, Çerçi, Hizmetçi
- Çerden Çöpten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Çürük, Narin, Zayıf
- Alt Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım
- Konum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Vaziyet, Yer, Pozisyon
- Müstahak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşır, Layık, Hak Etmiş
- Ara Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Çıkartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökmek
- Rahatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Keyifsiz, Hasta
- Aktarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- Bağırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığlık, Yaygara
- Hasislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pintilik, Eli sıkılık
- Bakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Tavır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Durum, Eda, Hâl, Tutum, Vaziyet, Gösteriş, Tafra
- Setir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtme, Gizleme
- Esma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adlar
- Sürücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban, Şoför
- Müdüriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdürlük, Yönetimlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü