Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cedit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni - Ünite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birim
- Revalüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer Artırma
- Algın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Vurgun, Zayıf
- Maden Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mineral Suyu
- Nebülöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulutsu
- İhtilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Kargaşa, Ayaklanma, Köklü Değişim
- Umut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ummak
- Toprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi, Kara, Ülke, Zemin, Bölge, Tarla
- Tabanvay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayan
- Efekt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etke
- Buluğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erginlik, Erinlik, Erin Olma, Baliğ Olma
- Piyade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaya, Yayan, Piyon
- Cünüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet, Taharetsiz
- İsteyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talip
- Çetince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetin
- Şalvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuman, Pantolon
- Tefriş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşemek
- Empresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenim
- Tanışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanış Olmak
- Besin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıda, Azık
- Benzerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik
- Bezekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakkaş
- Dek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değin, Düzen, Entrika, Hile, Kadar, Sağlam, Tokuşma, Dolap
- Taşınmazlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emlak
- Esbak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Geçmiş
- Âbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benefşevi, Gök, Mavi
- Boğmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Sarmak
- Tutu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rehin, İpotek
- Tasın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin
- Kaşkol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atkı
- Kaşalot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala
- Katmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Beslemek, Karıştırmak, Koymak, Salmak, Ulamak, Vermek, İlave Etmek
- Lafçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan, Dedikoducu, Geveze
- Bakliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baklagiller
- Bağlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik, İlişik, İntisap, Sadakat, Sevgi, Tabiiyet, İlgi
- Yedinci Sanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
- Kuram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazariye
- Rastlantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesadüf, Karşılaşma
- Sarhoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçkili, Esrik, Dumanlı, Küp, Mest, Esri, Sermest
- Belirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Tebarüz Ettirmek, Tasrih Etmek, Açıklamak, Göstermek, Kaydetmek, Kesmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü