Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kuduz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudurmak - Hidayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru Yol
- Mısır Yasemini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasemin
- İkrahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinti
- Baliğ Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişmek, Ulaşmak
- Mostra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermelik, Örnek, Örneklik, Numunelik
- Filika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cankurtaran Sandalı
- Çavlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağlayan, Şelale
- İtlaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürme, Yok Etme, Telef Etme
- Zahire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşlık, Tahıl, Azık
- Üstün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Kudretli, Kuvvetli, Seçkin, Üst Gelen, Yenen, Kazanan, Daha Elverişli
- Yalnızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşet, Kimsesizlik, Issızlık
- Akarsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Paşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Uslu
- Tevessül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Girişmek
- Yordam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviklik, Çalım, Meleke, Kılavuz, Yardımcı, Çabukluk, Yeti
- Mukadder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçınılmaz
- Hafifsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsememek, Küçümsemek, Mühimsememek, Yeğnisemek
- Karınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftleşmek
- Ateşkes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakışma, Mütareke
- Mülemma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca, Karma
- Ötekisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkası, Diğeri
- Dil Cambazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Devre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönem, Fasıl, Çevrim
- Yetinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak, Kalmak, Kani Olmak, Kanmak, Kifayetlenmek, İktifa Etmek
- Dogma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kör inanç, İnak
- Yaraşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakışmak, Gitmek, Uymak
- Uyuklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekerleme
- Tedirginlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- Yağmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Derman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Takat, Mecal; İlaç; Çıkar Yol, Çare
- İtfa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödemek
- Alça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erik
- Şapka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasket, Kep, Başlık
- İkiyüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürai, Riyakâr
- Maiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erdem, Bilelik, Hoşuntu, El Altı
- Birlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahdaniyet, Vahdet, Bağlantı, Bağlılık, Bütün, Tek, Benzerlik, Cüzütam, Dernek
- Otokontrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdenetim
- Epigraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıtbilimci
- Şerefsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuz, Alçak
- Hudut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serhat, Sınır, Son, Uç, Ayırnak, Buç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü