Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tedirginlik Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak - Seyrüsefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidişgeliş, Katnav, Trafik
- Göz Kamaştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkemli, Muhteşem, Parlak
- Lisans Belgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diploma, Şahadetname
- Semizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semirmek
- Teadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık
- Kargışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lain
- Aydınlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtmak, Işıklandırmak, Tenvir Etmek, Tavzih Etmek, Bilgilendirmek
- Köydeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Öcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garez, Kin
- Şeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altı
- Küfürbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sövgücü, Sövüşçül
- Beyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağ, Akıl
- Sanarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Alım Satım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş
- Meşakkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Başarısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfır
- Tutumsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsraf
- Piramit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehram, Köpyak
- Zapt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Almak, Tutmak; Yazmak
- Patavatsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- İdrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Erişme, Algı, Dimağ, Akıl Erdirme
- Mukavemet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Direniş, Dayanak, Dayanma
- Erbain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırk
- Koşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Uğraşmak
- Diyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinişleri, Dinselcilik, Din, Din İşleri, Dindarlık
- Derman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Takat, Mecal; İlaç; Çıkar Yol, Çare
- Evren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Cihan, Kâinat, Zaman, Ulu, Felek
- Katışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Meclis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamutay, Divan, İclas, Toplantı, Yığıncak
- Ufak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük, Mikro
- Kategori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulam, Grup
- Tedavül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşım, Sürüm, Geçerlik
- Cuşiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkunluk
- Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye
- Şoven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz Ulusçu
- Nadinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşarı, Haylaz
- Selamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, Esen, Kurtuluş
- Bakımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamur, Eskimemiş, Yıpranmamış, Bayındır
- Prova kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Sınama, Yoklama, Pruva
- Şad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinçli, Neşeli, Sevimli, Sevinen, Memnun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü