Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yetinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avunmak, Kalmak, Kani Olmak, Kanmak, Kifayetlenmek, İktifa Etmek - Sırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrem, Gizdeş, Sır Ortağı
- Limited kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlı
- Voltaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerilim
- Serdabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanduka
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- Dizgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılav
- İstikraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Ödünç
- Üstün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Kudretli, Kuvvetli, Seçkin, Üst Gelen, Yenen, Kazanan, Daha Elverişli
- Brulör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakaç
- İkrahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinti
- Pille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kademe
- Ensiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar
- Banko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- İstavroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haç
- Vedia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emanet, İnam
- Tekerlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlanmak, Dönmek
- Öksürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötel
- Küfretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumak, Sıvamak, Sövmek
- Manzara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Görüntü, Görünüm, Görünüş
- Başkaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklanmak, İsyan Etmek, Kabarmak, Kıyam Etmek
- Cımbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Sürgün
- Saygınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli, Haysiyet, İtibar, Kredi
- Senkronik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlı
- İkram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlama, Sunma; İndirim
- Tömsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışbükey
- Burası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bura
- Koku Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun
- Levazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Araç
- Sonraları kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilahare
- Bezek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs, Ziynet
- Seretan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yengeç
- Ulak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberci
- Münacat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarış
- Güle Güle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakşı Yol
- Kıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak
- Boş Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız
- Hun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan
- Hata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galat, Günah, Kusur, Suç, Yanılgı, Yanlış, Yanlışlık, Zühul, Ağdık, Yanılma
- Sırf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalnız, Salt, Tamamıyla, Büsbütün, Ancak, Baştan Aşağıya Kadar
- İtibar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü