Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Âlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi, Fevkalâde, Pek İyi, Güzel - Döşek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatak
- Değerinde Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek
- Yanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Yalaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Dalkavuk, Sırnaşık
- Ananevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geleneksel, Gelenekli
- Ponzalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ovmak, Temizlemek
- Sümkürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fınkırmak
- Nabız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Eğilim, Niyet
- Konut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Hane, İkametgâh, Menzil, Mesken, Yurt, Eğlek
- Lekelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek
- Veçhe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semt, Taraf, Yön
- Farklandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz
- Hazan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Sonbahar
- Abdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafetlilik, Sululuk, Şıralılık, Taravetlilik
- Madun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt
- Dayanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç
- Koruyucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hami, Kalkan, Muhafız, Vaki
- Sürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürüklemek
- Mitos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylence, Mit
- Kaçma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firar
- Otorizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkilendirme
- Rampa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokuş
- Korna Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinyal Vermek
- Militarizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süerselcilik
- Siftinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Zaman Geçirmek
- Pusula kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt, Yön Belirteci, Tezkere
- Şin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıp, Leke
- Tecimen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tacir, Tüccar
- Aşna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynaş
- Kolera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veba
- İhmalkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsiz, İtinasız, Lakayıt, Savsak
- Sunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz Etmek, Yollamak, Göndermek, Takdim Etmek, Tanıtmak, Çıkarmak, Tutmak
- Sabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durağan, Durgun, Kesin, Oturaklı, Tutarlı, Tanıtlanmış
- Pandomima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mim
- Darbelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Vurmak
- Kadife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhmel
- Raks Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
- Sap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek, Kabza, Kök, Saplak, Gövde, Tutamak, Kabza
- Hoş Bulduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Gördük
- Enstrüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalgı, Araç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü