Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bizzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kendi, Kendisi, Şahsen - Keşfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmak, Açımlamak
- Döyeçlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pataklamak
- Antagonizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezat
- Hasta Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalanmak
- Soylular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zadegân
- Bina Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Kurmak, Yapmak
- Deneme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübe, Test, Deneyim, Sınama
- Görülmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade
- Oturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet Etmek, Geçmek, Göçmek, Kalmak, Kökleşmek, Yaşamak, Yerleşmek
- Yetişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Yetişkin
- Uzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vüsat, Hayyiz
- Göç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınma, Nakil, Muhaceret, Hicret
- Cengâver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı, Cenkçi, Savaşkan, Vuruşkan
- Vahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Saçma
- Ürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlamak
- Sakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sessiz, Sütliman, Dingin, Oturan, Eğleşen
- Balçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabza
- Sitoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözebilim
- Süzün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katkısız, Katışıksız, Halis
- Muhabirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıkmanlık
- Doğrulama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasdik, Teslim, Teyit
- Bes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâfi, Ya, Yeter
- Peyke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedir, Kerevet
- Ümranlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- İri Un kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrmik
- Güçbelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlükle
- Eğilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyletmek, Yamulmak, Yatmak
- Dargın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küskün; Soğuk, İlgisiz
- Varsayımsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farazi
- Cinsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsî
- Yıldıramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıldamak
- Tanıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşina, Bildik, Tanış, Yâr, Dost
- Maatteessüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maalesef
- Tazyik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basınç, Baskı, Zorlama, Sıkıntı Verme, Sıkıştırma
- Miyavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miyavıldamak
- Eşkal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim
- Payan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet, Son, Sonuç
- Antet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Simge
- Yitikler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayiat
- Otopsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü