Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yan Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böğür - Çal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır, Taşlık Yer, Çıplak Tepe
- İpucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, Delil, Emare, İz
- Hacer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş
- Yötel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öksürük
- Mahfaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunak, Mücre, Sandıkça, Kavza, Kap
- İkametgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturulan Yer, Konut
- Müzeyyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslenmiş
- Kökertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köklemek
- Arık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark, Su Yolu, Temiz, Güçsüz, Enez, Cılız, Sıska, Zayıf, Kuru, Çorak
- Bozuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darılmak
- Düzmeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekâr
- İmdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Şimdi
- Temelsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılsız, Yanlış
- Kılkapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehribar
- Yasa Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrikanunî, İllegal, Kanunsuz
- Çizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Davranış, Tutum
- Restorasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarım, Yenileme
- Serpiştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serpmek
- Kesiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Süreli
- Serseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Aylak, Başıboş, Kuşkulu, Hayta
- Rustai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
- Alımcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsildar
- Zakkumlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Verecekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
- Sıyırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürmek, Kaldırmak
- Tahrip Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Yıkmak
- Şavalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala, Sersem
- Akit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıt, Mukavele, Sözleşme, Kontrat, Nikâh
- Serinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serinlemek
- Efkârsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasasız
- Bilgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malumatlı, Malumattar, Malumat Sahibi, Haberli, Agâh, Haberdar, Uyanık
- Solungaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galsame
- Züğürt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız, Kembağal, Hasta, Pulsuz, Yoksul
- Faktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unsur, Etmen, Etken
- Sessizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükûnet, Sükût
- Uyuşturucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden
- Tağyir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Değiştirme, Başkalaştırma, Özgertme, Başkalama
- Haresiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevişsiz
- Sekte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durma, Durgu, Bozukluk, Duruş, Felç, Ket, Kesintiye Uğrama, Kesilme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü