Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher - İşlev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fonksiyon, Görev, Vazife, İş Görme Yetisi
- Bakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Filiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün, Töz
- Elçekmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebelleş Olma
- Yükselti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakım, İrtifa, Tümsek, Yükseklik
- Bizzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kendi, Kendisi, Şahsen
- Toprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi, Kara, Ülke, Zemin, Bölge, Tarla
- Dermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Toplamak, Teker Teker Toplamak, Devşirmek
- Bilgicilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Safsata, Sofizm, Safsatacılık
- Taharri Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Saftirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Budala, Saf
- Vıcırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek
- Rezervasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtım
- Kör Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek
- Asitane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstanbul
- Muvaffakiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarı
- Nemsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rutubetsiz, Terilsiz
- Kariyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meslek; Uzmanlık Alanı
- Tamlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak
- Muhteviyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçindekiler
- Tacizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirginlik
- Odbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Kodak
- Farklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayüz
- Birden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ani, Aniden, Ansızın, Çabucak, Gafleten, Yekten, Bir Defada, Birlikte, Apansız
- Rahatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Konfor, Rahat
- Elyaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lifler, Teller
- Arz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak
- Dosdoğru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimdik, Doğru
- Bilezik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelepçe
- Beklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Eğlenmek, Gözlemek, Ummak, Aramak, Durmak, Gözetmek, İstemek, Korumak
- Gebeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem
- Kıssa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykü, Fıkra, Hikaye, Veciz
- Yanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata Etmek, Kusur Etmek, Aldanmak, Atlamak, Sürçmek, Hataya Düşmek
- Sulhperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barışçıl, Barışsever
- Gözaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Vücutlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri
- Zarar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitirmek, Kaybetmek
- Homojen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeşik, Bağdaşık
- Samanuğrusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Yırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Bastırmak, Yok Etmek, Zorlamak, İşten Kurtulmak, Köşeyi Dönmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü