Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Toplamak, Teker Teker Toplamak, Devşirmek - Örtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika, Dam, Kap, Paravan, Tente
- Nazire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Söz
- Tamam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Eksiksiz, Tüm, Olur, Doğru, Evet, Oldu, Peki
- Bağban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahçıvan
- Örtbas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdare Etmek
- Jips kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçı, Alçıtaşı
- Malulen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakatlıktan, Hastalıktan, Sökellikten
- Oğul Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melisa, Kovan Otu
- Kör Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek
- Yerleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Fakülte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medrese
- Bilmezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Banal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıradan, Bayağı
- Ardıç Rakısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cin
- Müteessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilenmiş, Üzülmüş, Üzüntülü, Etkilenen, Yerinmiş, Acımış
- On Paralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiç
- İtibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyet, Kadir, Kredi, Onur, Ölçü, Rağbet, Saygınlık, Prestij
- Barınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Yurt, Barı, Melce
- Özel Olarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Hususen
- Mezhep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüş
- Parke Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki Taşı
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
- Otoriter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkeci
- Sıvaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvışmak
- Öğrenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talebe, Okuvcu, Şakirt, Öğrenici
- Evermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlendirmek
- Büluğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erginlik, Baliğ Olmak
- Senkron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşan, Eşzaman, Eşleme
- Pis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkli, Fena, Karışık, Kirli, Kötü, Leke, Murdar, Zararlı, Sevimsiz, Güç, Lekeli, Mülevves
- Tacilî Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk Yardım
- Edilgen Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edilgen
- Mecelle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap
- Provoke Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Yoldaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Eş, Yaren
- Elemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıklamak, Ayırmak, Çalkalamak
- Cadılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülemek
- Uyrukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Gönül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Can, Dil, Hatır, İçeri, İstek, Kalp, Karın, Sine, Yürek
- Tarif Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımlamak
- Obruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çukur, İçbükey, Mukaar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü