Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Duygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas - Meneşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Payanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek
- İstifçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımcılık
- Yeni Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilal
- Boyunduruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret, Tahakküm
- Acemilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toyluk
- Tokatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcılık
- Abat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır, Rahat, Şad, Şen
- Sezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çıkarmak, Duymak, Görmek, Hissetmek, Fark Etmek, Kestirmek, Duyumsamak
- Sondaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoklama, Araştırma
- Santra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortayuvarlak, Orta, Merkez
- Umumi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genel, Topyekûn, Kamul
- Direksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelteç
- Sedimatolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortulbilimci
- Keyfiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Kalite, Nitelik, Sıfat
- Şifahen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağızdan, Sözle
- Paradigma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizi, Örnek
- Dinlenme Kampı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamp
- Değişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Çeşitli, Farklı, Değişmiş, Yedek
- Muhannet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Korkak, Namert
- Halt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabahat Etmek, Sefihlemek
- Askat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ecza, Bölen
- Eş Güdüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koordinasyon
- Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Büyükbaba, Dede, Moruk, Peder, Çatı Merteği, Çok Kaliteli, Üstün Nitelikli, Omurga Direği, Tırabzan Başlığı, Mafya Babası
- Tomruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalban, Tir
- Öfkelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Asabileşmek, Gayzlanmak, Gazaplanmak, Hiddetlenmek, Kızmak, Kudurmak, Sinirlenmek
- Arziyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Bilimi
- Musibetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Aktüellik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktüalite
- Ketmenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapalamak
- Gümrahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Kıyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaddar, Mükemmel, Zalim
- Güçbeğenir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülpesent
- Cani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Gaddar, Katil, Kıyaç
- Mücadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşım, Mübareze, Savaş, Uğraş, Çatışma, Çaba, Uğraşma
- Balıkkulağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Midye
- Gücenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burulmak, Darılmak, Ikınmak, İncimek, İncinmek, Kırılmak
- Geçen Yıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıldır
- Ceride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazete, Tutanak, Kayıt Defteri
- Ziraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ekincilik, Çiftçilik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü