Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Umumi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genel, Topyekûn, Kamul - Genelev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerhane, Koltuk
- Uzantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatılmış
- Nüktedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı, İnce, Nükteci
- İlkbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevbahar, Köklem, Bahar, Yaz, İlkyaz
- Paspas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaksilen, Silecek
- Anne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aba, Ana, Kocakarı, Nene, Valide
- Oyumlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Müjgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirpik
- İstifra Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusmak
- Seyyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezmen, Gezgin, Turist
- Çarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çene
- Bile Bile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten
- Sıkıntılar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessürat
- Kafa Dengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Tandans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilim
- Maval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan, Uydurma Söz
- İnsanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beşeriyet
- İrticalen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama, Bedaheten
- Yeksan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Düz, Eşit
- Şuuraltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçaltı, Tahteşşuur
- Üsteleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Israr, Tekit
- Levye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanırtmaç
- Baskın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dominant, Hakim, Sel
- Ökçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taban, Topuk
- Köhneleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küflenmek
- Hallolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuçlanmak
- Anılan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezkûr
- Biçim Birimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morfem
- Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik
- Savunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdafaa Etmek, Korunmak
- Talimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Direktif, Emir, Yönetmelik
- Denge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikrar, Muvazene
- Kaburga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğe, Eğe (Kemik)
- Abit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zahit
- Koyulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulmak
- İhtilaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmazlık, Anlaşmazlık, Ayrılık, Aykırılık
- Gösterim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Projeksiyon; Seans
- Halk Ozanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık
- Dizdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kale Bekçisi
- Semere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyve, Ürün, Verim, Yemiş, Yarar, Sonuç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü